taraf gazetesi,taraf oku,taraf gazetesi köşe yazarları oku

düşünmek taraf olmaktır

‘spor’ Kategorisi için Arşiv

Resmi bir hazırlık maçı: 2-0

Yazan: gresiraliyiz Temmuz 31, 2008

Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi 2. ön eleme turu ilk maçında tarihi belalısı Macaristan’ın MTK takımını güle oynaya yendi ve tur kapısını araladı. Sarı-lacivertliler, ikinci viteste oynamalarına rağmen Roberto Carlos ve Selçuk’la sonuca gitti

 

YENİLER SARACOĞLU’NDA • Fenerbahçe, Avrupa Şampiyonlar Ligi 2. ön eleme turundaki MTK Budapeşte karşılaşması ile sezonun ilk resmi karşılaşmasına çıkarken teknik direktör Luis Aragones, İspanyol golcü Daniel Güiza ve oyuna sonradan giren Emre Belözoğlu da ilk resmi maçlarına Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda çıkmanın keyfini yaşadı. 
Aragones, MTK Budapeşte karşısında, hazırlık maçında Ukrayna’nın Shakhtar Donetsk’i 2-1 mağlup eden ilk 11 kişilik kadrosunu değiştirmedi. Kezman, Ali, Yasin, Deniz, Mert ve Maldonado’nun yanı sıra sakatlıkları bulunan Deivid, Tümer ve Vederson maç kadrosuna alınmadı. Edu Dracena forma numarasını değiştirerek 4 numaralı forma ile oynadı.
Kadıköy’deki son Avrupa kupası maçını geçen sezon Avrupa Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde Chelsea ile yapan sarı-lacivertliler, UEFA Kupası 1. tur mücadelesinde MTK Budapeşte ile 30 eylül 1999’da Kadıköy’de yaptığı rövanş karşılaşmanın ardından 9 yıl sonra rakibini yine Kadıköy’de konuk etti.

ESKİ DOST • Macaristan Futbol Federasyonu’nun genel sekreterliğini yapan Fenerbahçe’nin eski teknik direktörü Karlman Meszöly de karşılaşmayı izledi. Karşılaşmada tribünlerin büyük bir bölümü dolarken, yer yer boşluklar göze çarptı. Sarı-lacivertli taraftarlar, tribünde astıkları “Terörü Lanetliyoruz” yazılı pankartla Güngören’de meydana gelen terör saldırısına tepki gösterdi.

KADIKÖY’ÜN UĞURU • Fenerbahçe, Avrupa Kupalarında kendi sahasında oynadığı 13 maçtır yenilmiyor. En son 23 Kasım 2005 tarihinde, İtalyan devi AC Milan ile oynadığı ve ‘Sheva’ lakaplı Andriy Shevchenko’nun yıldızlaşarak dört gol attığı maçta 4-0 yenilmişti.

CARLOS SİFTAH YAPTI • Fenerbahçe’nin  golü 15. dakikada Roberto Carlos’tan geldi.Yaklaşık 25 metre uzaklıktan sol ayağı ile sert bir vuruşla topu yerden kalecinin soluna yolladı. Bu gol, Roberto Carlos’un Fenerbahçe forması ile Avrupa Kupalarında kaydettiği ilk sayı. Brezilyalı yıldızın Avrupa sahnesinde ise kendi kariyerindeki 17. golü. 

ASLAN’A GÖNDERME • Ezeli rakipleri Galatasaray’a gönderme yapan bir grup taraftarın ‘Emre bitti, sıra Arda’da’ pankartı açtıkları dikkat çekerken, Güngören’de yaşanan terör olayı Migros kale arkası üst tribünün önündeki demirlere ‘’Terörü Lanetliyoruz’’ yazılı pankart asılarak protesto edildi. 

MTK’NIN ÇAPI YETMEDİ • MTK Budapeşte’nin Fenerbahçe’ye rakip olması ne kadar mümkündü? Aslında bu bir resmi hazırlık karşılaşmasıydı. Ama geçmişte futbolun ciddi bir oyun olduğuna dair çok fazla örnek gördüğümüzden korkuyorduk da içten içe.
Aragones’in sahaya çıkardığı kadro biraz da mecburiyettendi. Emre’nin sakatlığı, Kezman ve Maldonado’nun yerlerine alınma ihtimali olan oyuncuların eksikliği Aragones’in sahaya sürdüğü 11’i bu şekilde ortaya çıkardı. Tabii ki temmuz sonunda tamamen hazır bir takım bulmak zor. Fenerbahçe’nin de sıkıntıları var. Rakipten çok üstün olmalarına karşın bölük pörçük ataklar yaptılar. MTK’nın çapı Fenerbahçe’yi bozmaya doğal olarak yetmedi.
Kim ne derse desin Aurelio’nun Fenerbahçe’ye katkısı çok büyüktü. O gittikten sonra el freni falan diyenler var. Ama oynadığı 40-45 maçın 30-35’inde vasatın altına düşmeyen istikrarlı bir orta saha oyuncusu bulmak kolay değil. İşler iyi gitse de gitmese de sevimli Marco’nun o hırsını ve inadını arayacak Fenerbahçe.
Semih ve Güiza akıllı futbolcular. Oyunu iyi biliyorlar. Bu, Fenerbahçe için ciddi bir avantaj. Gol atmadıkları maçlarda bile yıldızlaşma ihtimalleri var. İkisi de attırmaktan hoşlanıyor. Arkadaşlarına boş alan hazırlıyor, top atıyor. İşte bu önlerindeki tüm engellerde sarı-lacivertlilere güzel seçenekler sunuyor.
Fenerbahçe dün gece ideal savunmasıyla sahadaydı. Roberto Carlos’un klası ortada, attığı goldeki vuruşu ortada. Herkes arkasındaki boşluklardan bahsediyor. Doğru. Ancak böyle bir yıldıza sahipken bunun yaratacağı sorunları da halledebilmek gerekir. Real Madrid’e gidebilecek performanslar sergileyen Uğur, onun arkasına geçip gerektiğinde savunmayı kapatmalı. Açıkçası dünkü maç, savunmada oluşabilecek hataları fazlaca göstermedi. Rakibin kalitesi, buna izin vermedi.
Alex oynadığında önünde kaç forvet oynamalı? Çocukluğumuzun havuz problemlerinden daha zor bir soru. Bence dünkü maç açıkça bir şey gösterdi. Zayıf rakiplere karşı mutlaka 2 forvetle sahaya çıkılmalı. Avrupa’daki önemli maçlarda ve ligde derbilerle güçlü Anadolu ekiplerine karşı tek forvetle. Tek bir doğru yoktur ve rakibe göre bu doğrular değişebilir.
Kısacası Fenerbahçe için resmi bir hazırlık maçıydı izlediğimiz. En zayıf galibiyetin bile turu getireceğine inananlardandım. Bundan sonra turu kaybetmek çok zor. Fenerbahçe için artık bir sonraki turdaki daha ciddi rakibi düşünmenin zamanıdır. Belki o takıma karşı Aragones’in takımının gerçek gücünü test edebiliriz.

KADIKÖY MELTEMİ • Rüya gibi geçen bir futbol yazının ardından Şükrü Saracoğlu’nun çimlerine ayak basma vaktiydi. EURO 2008’in fiyakalısı Türkiye, Fenerbahçe-MTK Budapeşte maçıyla bu sezonun Avrupa serüvenini başlatıyordu. Sarı-lacivertliler, Avrupa şampiyonu apoletli teknik direktör Luis Aragones ve İspanya gol kralı Güiza ile caka satmaya hazırlanıyordu.
Okçu lakaplı Güiza ve ‘ne de olsa çift kişilik oynayan’ Colin Kâzım ile Macarların kalesini yoklayan Kanarya, aylardan beri hasretini çektiği Brezilyalı dünya yıldızı Roberto Carlos ile öne geçti. Sakatlığı yüzünden sarı-lacivertlileri geçen sezonun en kritik düzlüğünde yalnız bırakan Carlos, artık müseccel marka olmuş soluyla vuruyor, 16. dakikada skor tabelasındaki Fenerbahçe hanesine bir yazılıyordu. Maç öncesi bacağına sarılan Fenerbahçe amigosu Rambo’dan güvenlik güçlerinin yardımıyla zorla kurtulan Roberto Carlos uzaklardan fileleri bulmuştu.
30’da Avrupa Şampiyonası’nda üç gol atan Semih solunu konuşturduysa da Vegh topu güçlükle çıkarıyordu. Üç dakika sonrası La Liga’nın penaltısız gol kralı, kafayla sonuç alamıyordu. İlk yarının son çeyreğinde sarı-lacivertliler frene basınca başka pozisyon olmuyor, ilk yarı 1-0 Fenerbahçe lehine bitiyordu.
50. dakikada Aurelio’nun Endülüs’te Raks yapmaya gitmesi sonrasında ön liberoya yerleştirilen Selçuk soluyla şansını denedi. Birkaç dakika sonrasında Kâzım ölçüp biçip vursa da, gönye biraz kaydı, top da kaleyi sıyırdı. Kırmızı kramponlarıyla döktüren Kâzım, adeta EURO 2008’de bıraktığı yerden devam ederken, 57’de ilk defa gelen MTK tehlike bile yaratamıyordu.
59’da Gökhan’ın bıraktığı topta Selçuk vurdu, savunmadan seken top kaleciyi kontrpiyede bırakıp tıngır mıngır ağlara yuvarlandı. Fenerbahçe, 64’te Lugano, 66’da ise Güiza ile altıpastan kaleyi bulamadı. Okçu, nedense okunu bir türlü yayından fırlatamıyordu.
74’te Alex’in ‘al da at’ dediği Kâzım’ın kırmızı kramponları bu sefer Saracoğlu’nun direklerini sarstı. Antigualı baba, Kıbrıslı anneden olma çocuk sihrini konuştururken, kale direkleriyle yaşadığı ilişkinin devam ediyor olması dikkatlerden kaçmadı. Evet, Kâzım kaldığı yerden devam ediyordu!
Kalan dakikalarda Saracoğlu’ndaki ‘bir yaz gecesi rüyası’nda kürekler aheste çekildi. MTK ligi düşünürken, Fenerbahçe üçüncü turdaki rakibini düşlemeye başlamıştı bile. “Gulaş yemeye gidiyoruz”lar bir tarafa, bu Macar takımı Şampiyonlar Ligi’ne milyonlarca ışık yılı uzakta. Bu ölçü olmayacak maç bir tarafa, takımın efsanesi Hidegkuti’nin kemikleri sızlıyordur herhalde.

Yazı kategorisi: spor | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , | » yorum bırak;